Maçın ardından flaş sözler: "Artık saklanamaz halde..."

Özgür Koç
30.11.2025 - 10:17 | Son Güncellenme: 30.11.2025 - 10:51

Spor yazarları, Trabzonspor'unm Süper Lig'in 14. haftasında sahasında Konyaspor'u 3-1 mağlup etitği karşılaşmayı değerlendirdi. İşte detaylar...

Maçın ardından flaş sözler: "Artık saklanamaz halde..."

Trendyol Süper Lig'in 14. haftasında TÜMOSAN Konyaspor'u 3-1 mağlup eden Trabzonspor, zirve yarışında haftayı kayıpsız geçirdi.

Bu galibiyetle ligdepuanını 31'e yükselten bordo-mavili takım, maç fazlasıyla lider Galatasaray ile arasındaki puan farkını 1'e düşürürken, ikinci sıradaki Fenerbahçe ile puan farkını kapattı.

Spor yazarları Trabzonspor - Konyaspor mücadelesini şöyle değerlendirdi:

Mehmet Ayan: "Gelişmeye açık olmak!"

Fatih Tekke maç önü röportajında “Karşımızdaki takımın hocasının yeni olması, oyun şablonlarının tam oturmamış olması bir şans” demişti. İlk 25 dakikada tam tersi görüntü vardı sahada. Ön alan baskısındaki başarı sadece top kapma değil, kaptığını da nitelikli kullanma şeklinde olunca oyun, hep deplasman ekibinde kaldı. Haftalardır takımın yıldızı olan Mustafa’nın üzerine Muleka’yı öyle bir salmış ki Çağdaş Atan, o kanadı felç etti. Yetmedi, ters toplarla Bardhi (2 net kaçırdı). Gol de aslında Muleka üretimi. Mustafa, takımın hücum çıkışlarının önemli ismi; ilk yarı hiç yoktu.

SAĞ KANADI OTOBANA ÇEViRDiLER

Trabzonspor'un rakip sahaya gidemediği dakikalar yaşandı. Ev sahibinin oyunu ele alması 30’dan sonra anca gerçekleşebildi. Konyaspor’u geriye ittiklerinde, topla çok oynadıklarında tehlikeleri üretmeye başladılar. 1-0 öncesi 2-3 pozisyonda Onana’yı geçemeyen rakip takım, Trabzonspor’a direnememeye başlamıştı. Penaltıyla hem oyun hem skor dengesi geldi maça.

Ev sahibi 46’yla birlikte dengeyi bozdu! İlk yarı hiç çıkamayan Mustafa, Olaigbe ile birlikte sağ kanadı otobana çevirdiler. Onuachu’ya gol, Muçi’nin muhteşem golüne frikik hazırladılar. 57’de maç adeta bitti. Kalan dakikalarda Konyaspor etkili olsa da, Trabzonspor kalesini savunma yoluna değil; top oynama tercihine yöneldi. Skoru koruması zor olmadı.

Pazartesi 19.59’a kadar liderle arasında 1 puan fark kalan, olası derbi beraberliği ile zirveye iyiden iyiye ortak olan Trabzonspor’da “şampiyonluk şarkıları söylenmemesi” çok olumlu. Fatih hoca bunun önünü sürekli kesiyor ve doğrusunu yapıyor. Sürekli üzerine koymaya çalışan teknik ekip ve oyun görüyoruz. (Hürriyet)

Cemal Ersen: "Konya frene bastı, Trabzonspor kazandı!"

Bu karşılamayı bütün halinde anlatmak imkansız. Her şey kopuk kopuk ve iki takım adına da endişe vericiydi.

Geçen hafta Başakşehir’i deplasmanda, uzatma anlarında Muçi’nin füzesi ile yenen ve zirve iddiasını sürdüren Trabzonspor’un aynı motivasyonla maça asılmasını düşünüyordum.

Son üç sınavını kazanamayan Konyaspor, teknik direktör değişikliği sonrası ilk kez müthiş bir motivasyon ile başladı. İlk 20 dakikada baskı yapan, top kazanan, rakibin oyununu bozan ve pozisyon üreten Konyaspor vardı sahada. Kazanmak isteyen bir takımın ne yapması gerekiyorsa, harfiyen uyguladı Çağdaş Atan’ın öğrencileri.

Gole kadar üç kez, ciddi biçimde rahatsız etti Trabzonspor kalesini. Onana tehlikeleri önlerken zorlanmadı ama Andzouana’nın yakın mesafeden vuruşunda Okay’a çarparak ağlara yönelen top karşısında çaresiz kaldı.

Sorun şu; zehirli virüs Türk futbolunun damarlarına işlemiş belli ki. Adına “korkaklık ve cesaret eksikliği” tanısı koyuyorum. Futbolcusu da hocası da nasibini almış, tedavisi güç.

İddia ediyorum, Konyaspor öne geçtikten sonra on dakika daha aynı tempoyu sürdürebilse ki, bunu rahatlıkla yapacak fizik güce sahipti, maçın hikayesi değişebilirdi.

Konuk ekip geriye çekildi, rakibin oyuna ortak olmasına izin verdi ve bir kaleci hatasıyla penaltıdan eşitlik golünü yedi.

Onuachu fırsatı kaçırır mı? Bu golle birlikte Trabzonspor’un üzerindeki ölü toprağı kalktı.

Bir takımın beyni orta sahası ise onu uçuran kanat oyuncularının performansıdır. Trabzonspor uzun süredir bu sıkıntıyı yaşıyor. Oysa Onuachu gibi bir forveti maç içinde dört kez topla buluşturabilsen, yarısı yerden veya havadan gole dönüşebilir. Nitekim 50. dakikada Nijeryalıyı ligin gol krallığına iten son vuruş böyle bir organizasyonla geldi.

Geçen hafta takımını üç puana taşıyan Muçi bu moralle kendini unutturur mu? Kale çizgisine 3-5 metrelik açıdan öyle bir frikik golü attı ki, alkışlamayan kalmadı.

Kazanan haklıdır. Tüm bunlar Trabzonspor’un geri dönüşüne dair olumlu notlar olabilir. Lakin Konyaspor’un farklı geriye düştükten sonra ikisi direkle buluşan, ikisi de kaleci müdahalesinden dönen dört net gol pozisyonu bulması, görmezden gelinemez.

Maçtaki favorilerime gelince; İlki takımın skor yükünü üstlenen Onuachu, ikincisi kalenin garantisi Onana, üçüncüsü sakatlıktan çıkmasına karşın savunmasıda duvar gibi duran Batagov ve bordo-mavili formada yeniden doğan Muçi’dir.

Galibiyete rağmen sorgulanması gereken bir konu daha var. Sakatlıkları nedeniyle yedek kulübesinde oturan Folcarelli ve Augusto’nun yokluğu Trabzonspor’un ritmini bu denli bozuyor ve alternatiflerini bulmak güçleşiyorsa, sezon başı planlamanın gözden geçirilmesi gerekiyor demektir. (Milliyet)

Aksal Yavuz: "Muçi, bilardo oynayanlara nazire yaptı!"

İlk yarı belki de sezonun en kötü maçını oynadı Trabzonspor. Bordo-mavili oyuncuların kötü oynamaları bir yana, yaptıkları hatalarla adeta Konyasporlu oyuncuların golle tanışması için davetiye çıkardıkları dakikalar bile oldu!

Karşılaşmanın hemen başında konuk takım elini kolunu sallaya sallaya birkaç pozisyona girdi, o birkaç pozisyonda takımını ayakta tutanlar kaleci Onana, Pına ve Batagov’dan başkası değildi ancak 17. Dakika Okay’ın şanssızlığı, Konyasporlu oyuncuların en büyük şansı oldu.

Bu denli kötü oyunun en büyük nedeni; orta sahanın topu üçüncü bölgeye taşıyamaması, kanatlara atamaması, rakibi karşılayamamasından kaynaklı idi elbet. Tabi ki Tim ve Augusto’nun olmayışı bir diğer etkendi. Hal böyle olunca, rakip oynar siz izlersiniz. Nitekim ilk yarı Konyaspor oynadı, Trabzonsporlular izledi.

Koca ilk yarıda Trabzonspor’un yaptığı en iyi iş; rakip defans arasına, arkasına attığı topu Muçi’yle buluşturmak oldu, bunda da başarılı oldular. Hepsi o kadar…

Devre arası soyunma odasında Fatih hoca ne dediyse, ne yaşandıysa artık; ikinci yarı farklı bir Trabzonspor izlemeye başladık. Mücadele eden, koşan, boş alan yaratan, pozisyon kovalayan, pres yapan. Eksiğin de, sakatın da olsa olması gereken buydu zaten. Zira bu ligde mücadele etmeyene puan yok. Üstelik Başakşehir maçında son saniyede atılan golle alınan galibiyet sayesinde tribünler dolmuşken… İnanılmaz paralar harcayan Galatasaray ve Fenerbahçe’nin en yakın takipçisiyken, nefesini enselerinde hissettirmen gerekirken!

Her ne kadar Zubkov, geçen seneyi aratmış olsa da, Mustafa’nın sol taraftan taşıdığı top, Onuachu’nun ayağında mıknatıs varmışçasına, doğal olarak adres belli. İki metrelik golcünün topu alışı, rakibe çalımı ve attığı enfes gol alt yapı eğitimlerinde çocuklara ders olarak gösterilmeli!

Evet, ikinci yarı bambaşka bir Trabzonspor izledik, ilk yarıya oranla çok daha iyi. Çünkü takım olarak mücadele ettiler, yardımlaşmaları görülmeye değerdi.

Başakşehir maçında son tahlilde galibiyet golünü atarak Trabzonsporluların yüzünü güldüren Muçi’ye bir parantez açmasak olmaz:

Bir hafta öncesine dek neden alındı diye eleştirilen Trabzonspor’un 10 numarası, direğe gez, göz, arpacık yaparak attığı frikik golüyle, adeta bilardo oynayanlara nazire yaptı! (Milliyet)

Olcay Çakır: "Muçi anahtarı"

Sanki pazartesi oynanacak derbinin ağırlığı Trabzonsporlu oyuncuların sırtındaymış gibiydi. Daha ilk düdükte bu okunuyor gibiydi. O kadar tutuk başladılar ki Fatih Tekke’nin bile bu tabloya şaşırdığı kesin. Konyaspor ise Çağdaş Atan’la maça kusursuz girip peş peşe pozisyonlar üretti. Onana yine ayakta tuttu ama Okay’ın kendi kalesine attığı gol, bu baskının kaçınılmaz sonucuydu. Stoperlerin ve orta sahanın idealden uzak halini düşününce Trabzonspor’un oyunu kuramaması, baskı yapamaması ve rakip ceza sahasında görünmemesi şaşırtıcı değildi. Temposuz, renksiz ve kopuk bir oyun oldu ilk yarı Trabzonspor adına…

Derken defans arkasına bırakılan o müthiş top ve Muçi’nin koşusu Trabzonspor’u bir anda hayata döndürdü. Kalecinin penaltıya neden olan hatası, sahada çıkmayan ama VAR’la doğrulanan karar ve Onuachu’nun golü… İşte maçın kırılma anı buydu. Ardından Onuachu’nun ikinci golü, Muçi’nin klas vuruşu derken Trabzonspor kontrolü tamamen eline aldı ve derbi gününe nazire yaparcasına; yükünü atarak girebilmeyi başardılar.

Yükselen coşku…

Fatih Tekke, Sir Alex Ferguson’un yıllardır söylediği gerçeğe sarılmış gibi adeta: “Eğer bir orta saha oyuncusu sizi +1 yapıyorsa, bazı eksiklerini tolere edersiniz.” Muçi tam olarak bu oyuncu. Tekke ısrar etti, oyuncusunu kazandı, maçını da kazandı. Hem de inadıyla! Ve şehir… O söylemese bile, herkesin içindeki o yükselen coşku artık saklanamaz halde. Bizden söylemesi… (Fanatik)

Tunç Kayacı: "İkinci yarıda Fırtına"

Trabzonspor, geçen hafta Başakşehir karşısında alınan unutulmaz galibiyetin rehavetiyle maça çıkmış gibiydi. Golü yiyene kadar sahada Trabzonspor yoktu dersek abartmış olmayız. Konyaspor, organize ataklarla özellikle Muleka’nın bulunduğu kanattan gelirken, başta eski Trabzonsporlu Bardhi’nin ayağından olmak üzere net pozisyonları değerlendiremedi. Ancak gol “geliyorum” dedi ve Okay’ın ayağına çarpan top Konyaspor’u deplasmanda 1-0 öne geçirdi. Golle birlikte uyanan ve baskıyı kuran ev sahibi ekip, penaltıyla da beraberliği yakaladı. Ama ilk yarıda net olarak gördük ki orta alandaki zafiyet, Konyaspor’un rahat futbolunu oynamasında etkendi. Açıkçası kaleci Bahadır’ın hatalı çıkışından gelen penaltı, Trabzonspor adına bir piyangoydu.

Taraftar nerede

Bir sözüm de taraftara; tribünlerdeki boşluklar kayda değerdi bana göre. Oysa ki kazandığı takdirde maç fazlasıyla Fenerbahçe ile aynı puana gelecek olan takımlarını, Konyaspor karşısında yalnız bırakmaları düşündürücüydü… İkinci yarıda Trabzonspor fırtınası vardı. BordoMavili ekip öyle bir baskıyla başladı ki; önce Onuachu’nun golü, ardından Muçi’nin enfes serbest vuruşuyla skor bir anda 3-1’e geldi. Bu oyunu 90 dakikaya yayabildiğinde, Trabzonspor şampiyonluğun en büyük adaylarından biri olur bence. Ama unutmayalım, ilk 20 dakikadaki futbola baktığımızda her zaman böyle şanslı olunamayabilir. Özellikle orta alanda Koreli Jin Ho Jo, Trabzonspor’un savunma dengesini bozan en etkili isimdi.

Avantajı kullanıyor

Özetle; Bordo-Mavililer dalgalı bir performans gösterse de, yarıştaki rakiplerine göre haftada bir maç oynamanın avantajıyla iddiasını sürdürüyor. Klasik olacak ama bu takımın zamana ihtiyacı var. Uzun süre birlikte oynama alışkanlığı, bir ezber getirecektir. Kısaca: sabrın sonu selamet, ama o sabır gösterilirse… İki haftada atılan gol sayısı tatmin edici ancak savunma zaaflarını görmezden gelmemeli Trabzonspor. (Fanatik)

İskender Günen: "Bu mücadele gücü saygıyı hak ediyor"

Trabzonspor'un oyun başlangıcı sorunlarla dolu. Savunmadan çıkarken kaptırılan toplar, yapılan pas hataları, Konya'nın ilk 20 dakikalık bölümde atak girişimlerinin odak noktasıydı. İki kez Konyaspor'un girdiği net gol pozisyonunda Onana öne çıktı. Sonrasında ise Okay'ın kendi kalesine attığı golle Konya öne geçti. Sorun orta alanda. Çünkü Folcarelli gibi mücadele gücü yüksek ve rakipten top kazanması üst düzey bir oyuncunun yokluğunda Bouchouari-Oulai-Muçi'den oluşan orta alan, rakibi karşılama yönünde çok zayıf kaldı. Önde, rakip ataklarda orta sahaya yardımcı olması gereken Zubkov ve Olaigbe de gerekli desteği vermedikleri gibi Konya, bu alanda üstünlüğü ele geçirdi. Fakat futbol tuhaf bir oyun. En fazla top kaybeden isim olan Muçi'nin yaptırdığı penaltıyla Trabzonspor, beraberliği yakaladı. İkinci yarıda ise sol kenardan geliştirilen atakta, Mustafa'nın getirdiği topta Onuachu ile öne geçen taraf Trabzonspor oldu. Ardından ise Muçi'nin mükemmel frikiğiyle birden skor 3-1'e gelince takım rahatladı. Dün bir kez daha gördük ki kadroda eksilmeler yaşandığında sorunlar öne çıkıyor. Ancak kadro yetersizliğine rağmen geri düştükleri her maçta mücadele gücünü ortaya koymaları ve bir takım olgusu içerisinde görünmeleri saygıyı hak etmekte. Bu da bugün gelinen noktada üst sıralar için taraftarlarına ve camiasına büyük ümit vermekte. (Sabah)

Mustafa Çulcu: "Hakemliği bilmiyor"

Trabzonspor savunmasında Batagov- Okay ikilisinin uyumsuzluğu sıkıntı yaratıyor. Orta alanda Oulai-Bouchouari ve Muçi'nin ikili mücadele gücü yumuşak olunca Konya bunu avantaja çevirdi ve golü buldu. Ancak geriye fazla yaslanınca Trabzonspor'a kalecinin hatası ile oluşan penaltı golü ile hayat öpücüğü verdiler. Onuachu tek kişilik dev kadro, mahallenin çocukları ile top oynayan abi gibi. Üstüne Muçi'nin jeneriklik golü de gelince ikinci yarı seyirci de coştu.

Alper Akarsu geçen sezon Trabzonspor-Hatayspor (1-2) maçında saçma sapan bir yönetimden sonra ilk defa Trabzonspor maçında. Futbolu da hakemliği de bilmiyor. Basit temaslarda oyunu devam ettirmek başka, kabak gibi faulleri atlamak başka.

31'de Muleka'ya kontrolsüz giren Oulai, net sarı ama hakem kart çıkaramadı. Ceza alanı ön çizgisinde Muçi'yi kontrolsüz faul ile indirdiler, devam ettirdi. Trabzonspor lehine penaltı, hakemin sahada çözeceği çok kolay bir pozisyon. Muçi topla oynayan, kaleci yerde kayarak gelen, topa temas edemeyen, rakibi indiren olmuş. Net penaltı ama veremiyor! Çünkü yürek, bilgi, beceri, yeti yok. Kolayı seçiyor, VAR'dan gelsin diyor. VAR pozisyonu kurtardı, hakemi bitirdi.

54'te Oulai'ye yaptığı ilk harekette Bardhi'ye zaten sarı olmalıydı, vermedi. Devamı bir de topsuz, temaslı tekme savurdu. Eee… Net kırmızı ama hakem kart yerine yeni yöntem geliştirdi, el sıkıştırıp barıştırdı! VAR da uyudu… Konyaspor'un 89'da attığı iptal edilen golde yardımcıya ve VAR'a güvenmek zorundayız. Skor rahatlayınca hakemin eksiklikleri kamufle oldu. (Sabah)

Senin için hazırladığımız haberler