Osimhen'in dizi gibi hayat hikayesi! Çatısız evden milyonerliğe...

Akın Ungan
18.02.2026 - 20:45 | Son Güncellenme: 18.02.2026 - 20:48

Galatasaray'ın yıldız forveti Victor Osimhen, hayat hikayesini ve geçtiği zorlu yolculukları anlattı. Nijeryalı futbolcu, Napoli dönemi ve Galatasaray'a transfer süreci hakkında açıklama yaptı.

Osimhen'in dizi gibi hayat hikayesi! Çatısız evden milyonerliğe...

AJANSSPOR - DIŞ HABER

Geçen sezonun devre arasında Galatasaray'a kiralık olarak gelen ve yaz döneminde 75 milyon Euro bonservis bedeli karşılığında Sarı-Kırmızılılar'a transfer olan Victor Osimhen, The Players Tribune'e açıklamalarda bulundu.

"Annem ben henüz bebekken öldü"

Osimhen, şu ifadeleri kullandı: "Kimse benim adımı bilmemeliydi. Bunu okuyor olman bile Tanrı’nın lütfunun bir kanıtı. Annem ben henüz bebekken öldü. Sanırım 3 yaşındaydım. Onu hatırlayacak kadar büyük değildim. Onunla ilgili aklımda kalan tek şey, beni kollarında tutması"

"Bataklığın yanına oturdum ve ağlamaya başladım"

"Mahallemizdeki çoğu insan atık alanında bulduğu çöpleri satarak geçiniyordu ama küçüklüğümde babam şoförlük yapardı. Annem öldükten sonra bu işi kaybetti ve bir karakolun mutfağında bulaşıkçı olarak çalışmaya başladı. Ama bu iş kiramızı ödemek için yeterli değildi. Yaklaşık 12 yaşındayken bir geceyi hatırlıyorum; Ev sahibi artık sabrını yitirmişti ve dairemizin elektriğini kesti. Tek bir odada, yedi kişi, televizyon yok, ışık yok, kapkaranlık. Dışarı çıktığımı hatırlıyorum; bir bataklığın yanına oturdum, gerçekten bir bataklık, ve ağlamaya başladım. Tanrı’ya sordum, ‘Bu nasıl bir hayat?’"

"Evimizin neredeyse çatısı bile yoktu"

"Kazandığım her şeyi yemek ve kira için kardeşlerime veriyordum. Çoğu gece kilisede uyuyordum. Evimizin neredeyse çatısı bile yoktu. Ev sahibinin onaracağını söylediği ve çökmek üzere olan bir çatısı vardı evin. Bir gün eve birkaç adam yolladı ve çatıyı götürüp bir daha geri getirmediler! Hala çatıyı onarmasını bekliyoruz! 13 yıl geçti! -Ben herkes için dua ediyorum, gerçekten ediyorum. Ev sahipleri dışında. Onları dualarımda nedense hep unutuyorum-"

"Otobüste giderken ağlamaya başladığım"

"U17 antrenörlerine kendini göstermeye çalışan yaklaşık 300 çocuk vardı. O kadar fazla çocuk vardı ki top kullanamadılar. Sadece herkesi koşturabildiler, yavaşsan seni eliyorlardı.

Hayatım pahasına koştum.

Günün sonunda bana, ‘Yarın yine gel.’ dediler

Ve yeniden hayatım pahasına koştum.

Bu böyle aylarca devam etti ve sonunda topla oynayabildik.

O kadar iyi oynuyordum ki. Başardığımı biliyordum. Üç ayın sonunda, yaklaşık 30’umuza, ‘Yarın son seçme için gelin,’ dediler.

Antrenman sonrası hepimizi topladılar. 30 kişi arasından 27 ismi çağırdılar.

Sadece 3 kişi dışarıda kalmıştı.

Ben de onlardan biriydim.

Antrenöre bana bir cevap vermesi için yalvardım.

Bana ’Sadece teknik bir karar, üzgünüm.’ dedi.

Bütün emeklerim bir anda boşa gitmişti. Üç ay süren sıkı çalışma… Yok olmuştu. Eve dönerken, birinin kucağında otobüste giderken ağlamaya başladığımı hatırlıyorum

Adam bana, ‘Ne oldu?’ dedi.

Ben de, ‘Uzun hikaye,’ dedim.

‘Peki neden ağlıyorsun?’

‘Ben futbolcuyum. Yani… olmaya çalışıyordum"

"Onlara bir şey göstermek için 15 dakika"

"Yeşil forma. Hadi. 15 dakikan var’

Onlara bir şey göstermek için 15 dakika. Hayatımı değiştirmek için 15 dakika. Onları etkilemenin tek yolunun koşmak olduğunu biliyordum. Bu yüzden kan ter içinde kalana kadar koştum.

15 dakikada 2 gol attım.

Belki bir şansım vardır diye düşündüm. Ama sonra antrenörler mikrofona geçti ve kalabalığa seslendiler. Bazı isimler okundu, ama benim adımı duymadım. Herkes otoparka doğru yürümeye başladı.

Hayalim bitmişti. Arabaya binmek üzereydim ki bağırışlar duydum.

‘Hey! Hey! Yeşil formalı!’

Ha???

Arkamı döndüm; bazı çocuklar bana el sallıyordu.

Filmlerdeki gibi göğsümü işaret ettim.

Ben mi???

Arkamı kontrol ettim.

‘Yeşil formalı!’

Uğurlu yeşil"

"Nihayet milyoner olmuştum, ama Naira milyoneri"

"U-17 Dünya Kupası’na gittik ve adeta patladım. 7 maçta 10 gol attım ve Gol Krallığı’nı kazandım. Dünya şampiyonu olduk. Kimse beklemiyordu. Ben bile beklemiyordum. Dünya Kupası’ndan döndüğümde bana biraz para verdiler. Nihayet milyoner olmuştum, ama Naira milyoneri. Yani birkaç bin Euro. Kız kardeşlerimi aradım ve, ‘Hepinizi tek odalı bir evden iki odalı bir eve taşıyorum. Her şey halledildi. Sizden tek isteğim, beni dualarınıza katmanız.’ dedim"

"Yenile. Hala fakir. Yenile. Hala fakir. Yenile…"

"Wolfsburg’a imza attım ve hayallerimde bile görmediğim kadar fazla parayla kutsandım. Telefonda banka uygulamasını sürekli yenilediğimi hatırlıyorum. Yenile. Hala fakir. Yenile. Hala fakir. Yenile… Ve sayı değişti. Rakam büyüdü. Gerçek gibi değildi. Çıldırmıştım. Gerçekten. Etrafımda zıplayıp duruyordum.

İki yıl önce, 10 sente su satıyordum.

İyi bir günde belki 2 dolar kazanırdım.

Şimdi telefonda, ekranda bir milyon gördüm"

"Spalletti bir şeyi doğru yapmadığımda yakama yapışırdı"

"Napoli’ye geldiğimde ise kendimi yeniden buldum. Bu şehre, taraftarlara ve takım arkadaşlarıma hayatımı tersine çevirdiği için teşekkür etmem lazım. Geldiğimde yaptığım ilk toplantıyı hatırlıyorum; hocaya, Sayın Spalletti’ye şunu söyledim:

‘İyi değilim. Şu an çok öfkeliyim. Çok üzgünüm. Kafam yerinde değil.’

Ama o benim için bir baba gibiydi. Bir şeyi doğru yapmadığımda yakama yapışırdı. Ama ruhunun derinliklerinde bana inandığına yemin edebilirim. Dünyanın en iyisi olabileceğimi düşünüyordu"

"Kaç kişi 'Türkiye’ye gitme. Delirdin mi?’ dedi"

"Napoli’den ayrıldığımda kaç kişinin bana, ‘Türkiye’ye gitme. Delirdin mi?’ dediğini biliyor musun?

Eski bir menajerim bile bana, ‘Hayır, hayır, hayır. Oraya gitme. Akıllıca bir hamle değil.’ dedi.

Ama ben kafamla değil, Kalbimle düşünürüm. Galatasaray’da oynamak istiyordum. Napoli’de yaşadığım o duygudan sonra, herhangi bir kulübe nasıl gidebilirim? İmkansız. Sıkıcı…"

Okan Buruk ile yaptığı telefon konuşması

"İmza atmadan önce Okan Buruk’la telefonda konuştuğumda bana şunu söyledi:

Sana bir insan olarak, bir teknik direktör olarak ve bir baba olarak seni kulübümde istediğimi söylemek için buradayım. Ve biliyorum ki bu taraftar seni çok sevecek. Senin için her şeyi yapacaklar. Zor bir dönemden geçtiğin zamanlarda bile bu kulüp arkanda olacak"

"İnanmıyorsan, git Van Dijk’a sor"

"İnanmıyorsan, git Van Dijk’a sor. Liverpool’la oynadığımız Şampiyonlar Ligi maçından sonra onunla konuşuyordum, bana, ‘Adamım, bu nasıl bir atmosfer böyle!?’ dedi.

Ben de ona, ‘Kardeşim, dürüst olayım; buraya hiç gelmemiş olsaydım ve biri bana anlatıyor olsaydı, buna inanmazdım.’ dedim"

Senin için hazırladığımız haberler