Spor yazarları, Galatasaray-Juventus maçı için ne dedi? | "Yıldızlı semalardaki haşmet!"

Özgür Koç
18.02.2026 - 08:59 | Son Güncellenme: 18.02.2026 - 09:15

Spor yazarları, Galatasaray'ın Şampiyonlar ligi son 16 play-off turu ilk maçında sahasında Juventus'u 5-2 mağlup ettiği tarihi zaferi değerlendirdi. Detaylar haberimizde...

Spor yazarları, Galatasaray-Juventus maçı için ne dedi? | "Yıldızlı semalardaki haşmet!"

Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 play-off turu ilk maçında konuk ettiği İtalya temsilcisi Juventus'u 5-2 yenerek son 16 yolunda büyük bir avantaj yakaladı.

RAMS Park'ta tamamen dolu tribünler önünde oynanan müsabaka, dengeli başladı. Galatasaray, 15. dakikada ön alan baskısıyla yakaladığı pozisyonda Gabriel Sara'nın golüyle 1-0 öne geçti. Bu golün hemen 1 dakika sonrasında Juventus, Teun Koopmeiners'in şok golüyle skora eşitlik getirdi. Hollandalı futbolcuyla 32. dakikada bir gol daha bulan Juventus, ilk yarıyı 2-1 önde tamamladı.

Karşılaşmanın ikinci yarısına iyi başlayan Galatasaray, 49 ve 75. dakikalarda Noa Lang, 60. dakikada Davinson Sanchez ve 86. dakikada Sacha Boey'in golleriyle sahadan 5-2'lik galibiyetle ayrıldı.

Karşılaşmanın rövanşı 25 Şubat Çarşamba günü Torino'da oynanacak.

Spor yazarları Galatasaray-Juventus karşılaşmalarını şöyle değerlendirdi:

Mehmet Ayan: "Yıldızlı semalardaki haşmet!"

Her yönüyle olağanüstü bir maç izledik. Okan Buruk ve teknik ekibi tüm oyuncuları en içten duygularla kutlamak, bir spor yazarı olarak değil bir Türk olarak boynumun borcu. Zoru kolay gösterdiler futbolun tüm unsurlarını birleştirerek! Bir de 5 attığın takım JUVENTUS...

Övecek kelime bulamıyorum... Sanat müziğine sığınırım bu tip durumlarda...

YILDIZLI SEMALARDAKİ HAŞMET NE GÜZEL ŞEY... (Hürriyet)

Uğur Meleke: "Doğru rotasyonun zaferi!"

Dünkü maçın ilk yarısında Galatasaray taktiksel olarak ufak zafiyetler yaşadı. Juventus’un üçlü orta sahası (Locatelli-Koopmeiners-Thuram) özellikle tamamlanamayan atakların dönüşünde etkililerdi. Skoru da böyle buldular.

Ancak maçın ikinci yarısında Galatasaray net bir fiziksel fark koydu ortaya. 9 gündür dinlenen Torreira, Sara, Sallai ve Jakobs, yine o süreçte sadece 25 dakika oynayan Barış, 45 oynayan Davinson çakı gibilerdi ikinci devrede... “Old lady (yaşlı kadın)” yoruldu, Galatasaray dipdiri kaldı ve ezerek kazandı maçı.

Atalanta, Lazio ve İnter önündeki son 3 resmi maçta dayak yemişti adeta Juventus... Okan Buruk’sa Eyüp önünde doğru bir rotasyon yaparak, birçok asını dinlendirip, bazılarını da çok az kullanarak hazırlandı Juventus maçına. Doğru rotasyonun zaferi bu. (Hürriyet)

Levent Tüzemen: "Unutulmaz akşam"

G.Saray, tarihi bir geceye daha imzasını attı. İtalyan devi Juventus'u unutulmayacak bir farkla Torino'ya uğurladı. Bu sezon Juventus'un bırakın Avrupa kupalarını İtalya Serie A'da bile 5 gol yediği bir maç yoktu. G.Saraylı oyuncular, erken gol sonrası art arda yedikleri iki golle soyunma odasına üzgün girdiler. Bizler değişiklikler beklerken Okan Buruk, aynı 11'i sahaya sürdü ve onlara büyük ihtimalle, "Siz bu kalitedeki insanlar değilsiniz. Maçı geri döndürecek gücünüz ve kaliteniz var" dedi. İkinci 45'te Aslan adeta kükredi, tüm oyuncular Juventus'un hocası Spalletti'nin dile getirdiği çita çabukluğunda ve kobra gücünde Juventus'a saldırdı. Ben G.Saraylı oyuncuların lig ve Avrupa dahil hiçbir maçta böyle dev bir dönüşe imza attığına tanık olmadım. Baştan oynayanlar, sonradan oyuna girenler Juventus'a sahayı dar ettiler, top göstermediler. G.Saray taraftarı, geceye müthiş hazırlanmıştı. 2. yarı o taraftar müthiş destekle bir dakika dahi susmadılar. G.Saray kadrosu Şampiyonlar Ligi gücünde olduğunu bir kez daha kanıtladı. Osimhen'den Uğurcan'a, Sara'dan Sane'ye, Lang'a, Barış'a ve Sanchez'e kadar her oyuncu 2. yarı yürekten oynarken resmen tekmeye kafa soktular, zafer için gövdelerini sahaya bıraktılar. G.Saraylı oyuncular, Torino'da da benzer başarı ortaya koyacak güce ve kaliteye sahipler. Okan hocayı da kutluyorum, hem oyuncularına sahip çıktı hem de oyuncu değişikliklerini zamanlama olarak çok doğru yaptı ve Avrupalı bir hoca olduğunu da belgeledi. (Sabah)

Attila Gökçe: "Aslan, payını kaptı"

Futbol fırtınası ile heyecan kasırgası hepimizi büyüledi. Şampiyonlar Ligi’ndeki temsilcimiz Galatasaray, Juventus karşısında tüm futbolseverleri hayran bırakan inanılmaz mücadele ve eşine az rastlanır klas bir oyunla eze eze açık farkla kazandı. 80. dakika itibariyle yazıyorum. O nedenle girişe skor filan koymadım. Galatasaray bu. Her an bir vukuat çıkarıp skor tabelasını değiştirebilir. Şimdilik şunu söylemeliyim ki Galatasaray maçı kazanmakla kalmadı. Rövanşı da güvence altına alacak bir üstünlük sağladı. O zaman ne oluyor, ne yapıyoruz? Göz yaşları, gurur, coşku hepsi bir arada… Basıyoruz alkışları!

Zengin skorun ardındaki güzelim gerçeklere bakalım… Galatasaray ilk yarıda 229 pasla, 207 isabet elde ederek set temposunu kendi lehine çevirdi. Oyun hacmini kontrol etti. İkili mücadelede yüzde 53 üstünlük sağladı.

Dakika 90 itibariyle skor 5-2’ye gelmişken maçın öyküsü aslında iki ayrı bölümden oluşuyor…. İlk yarıda ‘kontrol var, tehdit yok’ kurgusu varken, 90 dakikada tablo ‘kontrol ve ceza sahası içinde üretkenlik seviyesine evrilmiş duruma geldi. İşin içine kaliteli ayaklar da eklenince, skor da çıldırdı. Rakip ceza alanında Galatasaray 45 kez topla buluşarak ender görülebilecek bir performans ortaya koydu. Öyle ki dört gün önce oynadığı Eyüpspor maçında bile 36 kez bunu başarabildi. Rakip ceza alanında topla buluşmada 20-7 öndeydi. İlk yarıda hücumda gösterdiği olumlu işaretler, skora yansımadı.

Juventus Galatasaray ceza alanına sadece 12 kez girip topla buluşabildi. Bu iki değer (45-12) maçın tüm röntgenini çekmeye yetti. (Milliyet)

Osman Şenher: "Her şey mükemmeldi"

Kolay değil, Juventus gibi bir dev karşısında devreyi geride kapatacaksın, ikinci yarı dört gol atacaksın. Bu her babayiğidin başaracağı bir şey değil. Galatasaraylı futbolcularda bu sene Avrupa kupalarında başarılı olacağız inancı var. Bu inanç teknik direktörde var, taraftarda var... Siz Süper Lig’de oynanan maçları ölçü olarak almayın. Burada hafta başı başlıyor, hafta sonu bitinceye kadar sarı-kırmızılılar hakkında her türlü kötü şey söyleniyor. Futbolcuların bunları ciddiye almadıkları belli.

Lang’ın transferinde bile yönetime her türlü hakaret yapıldı. Dün geceki maçtan sonra şimdi hepsi çark edip Hollandalı futbolcuyu övme yarışına girerler. Bana göre de her türlü övgüyü hak ediyor. Ben ‘Bu adam Galatasaray’ın yeni Sneijder’i olacak’ dediğim zaman yüzlerce mesaj aldım. Abartma, uçuyorsun dediler. Demek ki, tespitlerim doğruymuş.

Barış Alper de türlü övgüyü hak eden isimlerin başında geliyor. Çok mücadele etti. Rakibi bir kişi eksik bıraktı. Nesi varsa sahaya koydu, helal olsun. Yunus ilk yarım saat iyiydi ama ikinci yarı oyundan çabuk düştü. Okan hoca kendisini tam zamanında oyundan aldı. Zaten o dakikadan sonra da Cim Bom sahada coştu; Juventus eller yukarı dedi.

Osimhen’e ayrı bir parantez açmak istiyorum. Adam iki haftadır, ikişer gol attırıyor. Geçen hafta ligde Icardi’ye iki asist yaptı. İtalyan ekibi karşısında da ikili mücadelede araya girerek Lang’a gol attırdı, ikinci olarak ise Boey’in gol atmasını sağladı. İnanın çok özel bir futbolcu. Rakip kim olursa olsun, defansı canından bezdiriyor. İlk yarı temsilcimiz merkezi boş bıraktı, bu yüzden de iki golü kalesinde gördü. İkinci yarı bu hataları yapmadı, oyuna da hakim oldu, Juve’yi yerle bir etti.

Okan hocayı kutlayalım, unutulmasın. Sahaya çıkardığı kadro, değişiklikler, oyun sistemi, her şey mükemmeldi. Tabii burda 12. adam olan tribünleri de unutmayalım. Konuk ekip üzerinde müthiş bir baskı kurdular. Hele 2. yarı goller peş peşe gelmeye başlayınca, Rams Park bayram yerine döndü.

Skor ne olursa olsun, tur garanti demiyorum. Bunun rövanşı da, aynı bu maç gibi zor geçecek. Ama dün geceki mücadeleyi gördükten sonra Galatasaray’ın bu turu geçeceğine de hepimiz inanıyoruz. (Milliyet)

Bülent Timurlenk: "JuvenTUŞ oldu"

Okan Buruk bu maça gelirken doğru rotasyon, doğru dakika yönetimiyle ön alan presinin hakkını verecek bir takım hazırlarken, Luciano Spalletti'nin santrforsuz, Inter derbisinde yıpranmış ve deplasmana gelmiş takımı kalitesini dengeleyeceği koşu ve güçte olabilecek miydi? Bodo maçı gibi müthiş presle gelen golün coşkusunu yaşarken yenilen gol, bu seviyelerin hatası değil elbette. Lemina'nın yokluğunda Sara'nın iyi oyununa ihtiyacı vardı Galatasaray'ın bir de Yunus'un basit top kayıpları yapmaması ve ataklarda doğru pası atması.. Brezilyalı attığı gol, frikik ve oynadığı muhteşem futbolla maçın yıldızlarından olurken Yunus bir kez daha zorda bıraktı takımını. Okan Buruk devrede onu oyundan almalıydı. Bremer'in oyundan çıkışı Juventus adına kader anıdır. 1-2 önde geldikleri ikinci yarıda Cambiaso'yu kartı var diye kenara alan Spalletti'ye Barış'ın cevabı, Cabal'ı iki sarıyla oyundan attırmak oldu. Lang'ın iki golde fırsatçılığı, Osimhen gol atmasa da iki golde yaptığı presle tabelanın 5'e gelmesini sağlayan adamdı. Türk futbol tarihinin en büyük zaferlerinden biridir bu. İtalya'nın en çok şampiyonluk kazanmış, bu sezon grup aşamasında sadece Real Madrid'e tek golle mağlup olmuş, 5 gol yemek nedir bilmeyen Juventus son düdükle derin bir nefes aldı. Çünkü maç 6'ya gidiyordu. Okan Buruk'un Galatasaray kariyerinde İngilizlere karşı aldığı görkemli galibiyetlerin ardından bir zamanlar forma giydiği ülkenin en büyüğünü 5 golle devirmek göğsüne takılmış önemli bir nişandır. Torino'da haftaya aynı hırsla ve ilk maç 0-0'mış gibi oynayacaklar elbette… (Sabah)

Cem Dizdar: "Süper Lig rahatlığında!"

Galatasaray’ın başlangıç temposunu ilk 15 dakikada faul tercihleriyle dindirmeye çalışan Juventus yine de hocalarının öngördüğü yerden yedi golü! Luciano Spaletti, ‘9 numara ansiklopedisi’ olarak tanımladığı ikiliden Osimhen’in ceza sahası içinde kaos yarattığını belirtmişti maç öncesi. Öyle de oldu. Kullandıkları taçtan gelen topta Kenan’a baskı kuran Osimhen, Sara’nın golünü hazırlayan isimdi. Keza Noa Lang’ın dördüncü golü de öyle! Ne var ki ilk golün başlama vuruşunu geri oynadıktan sonra süratle hücum alanına taşıyarak Galatasaray ön alanını savunmadan kolay kopardı Juventus. Dakika dolmadan beraberliği buldu. Rövanşta bu tür ‘Dalıp gitmelere’ dikkat etmek gerektiği ortaya çıktı. Geri düşse de Galatasaray topla oynayıp, şut da denedi ancak ilk devre özellikle Yunus, Noa Lang ve Barış Alper’in beklenenin altında kalması hücumu sınırladı. Hal böyle olunca hücum yükü Sara’ya bindi ve Juventus hem savunmayı kolay yapıp hem Sara bölgesinden hücuma kolay çıktı!

Ancak bambaşka bir ikinci devre başlangıcı geldi. Önce çalışmayan iki kenar çalıştı, beraberlik sağlandı. Devamında Sara, Davinson Sanchez işbirliği ve Barış Alper Yılmaz’ın ‘turbo’yu açışı… Juventus 10 kişi kalmasının ardından tüm alanlar artık Galatasaray’ındı ve her oyuncusu adeta Süper Lig rahatlığında oynamaya başladı. Ve yine Osimhen bu kez Sacha Boey’e de attırdı. Böylece İtalya’da yaşanacaklar Galatasaray için büyük ihtimalle bir formaliteye dönüşmüş oldu. (Fanatik)

Serkan Akcan: "Çizmeyi aştı"

Galatasaray tarihi maçlardan birine daha imzasını attı, Juventus’u Ali Sami Yen’de 5’ledi, tur biletini büyük oranda cebine koydu. Galatasaray’ın başlangıç planı yüksek şiddetli bir ön alan baskısını tribün coşkusuyla birleştirmek üzerine kuruluydu. Bu konuda başarılı da oldu. Temsilcimiz bu baskı sonucu, Juventus taç kullanırken Kenan’ı hataya zorlayıp Sara ile golü buldu. Bu nefis bir başlangıç planıydı. Ne var ki, bu golün anonsu yapılırken Koopmeiners skoru eşitlemişti bile. Galatasaray, 1-1’in ardından baskı kalitesini artıramadı çünkü Yunus’tan Lang’a ön taraftaki herkes fazla yumuşak kaldı. Buna mukabil Juventus kemik sesleri eşliğinde ikili mücadelelere girmeyi başardı. 40. dakika dolduğunda fauller 10/1 Juventus lehineydi.

Maçın genelinde Yunus Akgün’ün karar anlarında bocalaması şaşırtıcıydı. Yunus, Osimhen’in arkasında 10 numara oynamanın gereklerini yerine getiremedi. Sırtı dönük top almakta zorlandı, aldığında kolay kaybetti. Osimhen ile bir türlü doğru iletişim kuramadılar. Nijeryalı’nın koşu yolunu görüp ayırt etmekte hayli zorlandı. Osimhen her ne kadar kendi gol atamasa da neredeyse Galatasaray’ın tüm gollerinin içinde vardı. Juventus savunmasına karşı fiziksel avantajlarını üst limitlerinde kullandı. Rakip ceza sahası içinde tüm Juveli savunmacıları tedirgin etti, ayaklarındaki topları aldı, arkadaşlarına goller hazırladı. Sallai ve Barış Alper Yılmaz’ın fizik kalitelerini sonuna kadar kullanmaları da galibiyette önemli rol oynadı. Noa Lang sağ forvette başladığı maçı 2 golle tamamlarken Boey’in sağ beke girmesiyle 10 numaraya geçti. Esnek oyun yapısıyla Okan Buruk’un yeni prensi olduğununun teyidini aldı. Okan hoca, harika bir yönetim gösterdi. Maçın her saniyesini yaşadı, doğru değişiklerle maçın momentumunu elinde tuttu, deyim yerindeyse kararlarıyla çizmeyi aştı. (Fanatik)

Ercan Taner: "Aslan Juve’yi parçaladı"

Her şey çok güzel gidiyordu. Juventus yarı sahasında pres, topu çabuk geri alma ve atak geliştirme isteği... Taraftar desteği de müthiş etkileyiciydi. Böyle ortamlarda rakip kim olursa olsun hata yapar. Kenan topu kontrol edemeyince hücumun tehlikesi büyümüştü. Topa klas ve rahat vuran Sara, tribünleri ayağa kaldırmıştı.

Bu sezon Spalletti geldikten sonra oyun içinde futbolun taktiklerini değiştiren ve tek sisteme bağlı oynamayan bir Juventus izliyorduk. Mesela yedikleri gol sonrası zafer sarhoşluğu yaşayan takımın üzerine çok çabuk gidip, beraberliği bulmaları gibi. Ani baskıyı çok deneyen bir anlayışları vardı.

Koopmeiners’i kontrol edememenin bedeli 2 gol atması olmuştu. İkinci yarılar çoğu zaman yeni bir açılış gibidir. İyi başlamıştı Galatasaray. Barış’ın goldeki katkısı şutla gerçekleşti. Dönen topu Lang tamamlamıştı.

Oyunda coşkulu olmak, yağmur gibi atak zenginliği göstermek yine gol getirecekti. Gecenin oyuncusu Sara, serbest vuruşta topu sert kesti, Sanchez dokundu. Galatasaray öne geçti. Juventus, nefes almakta zorlandığı anlarda golü yemişti.

Bu maçın rövanşına büyük bir avantajla çıkacak Okan Buruk. İnanılmaz bir futbol sürprizi olmazsa Galatasaray bu işi bitirdi. (Sözcü)

Senin için hazırladığımız haberler